Müzik | Güncel Blog-Güncele çalışan platform Müzik | Güncel Blog-Güncele çalışan platform
Anasayfa » Arşiv

Müzik Kategorisindeki Yazılar

Müzik »

[29 Haz 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Anne ve babası Mardin”in Yaylabaşı köyünden olan Mardini, 5 Kasım 1978″de Diyarbakır”da doğdu. Yedi kardeşin 6.sı olan olan Mardini”nin babası T.Z.D. Kurumunda çalışan bir devlet memuruydu. Babasının mesleği nedeniyle eğitimini değişik illerde sürdürmek zorunda kaldı.
İlkokul ikinci sınıfa kadar Diyarbakır”ın Çınar ilçesinde okudu. Daha sonra babasının tayini çıkınca, ailesiyle birlikte Isparta”nın Gelendost taşındı. İlkokul üçüncü sınıfa Gelendostta devam etti. O yıllarda yeteneği ön plana çıkmaya başlıyordu. Okulda oynadığı piyes, tiyatro gibi sanat alanlarında sesinin güzelliği çevresi tarafından fark edildi.
İlkokul 5.sınıfta düzenlenen ilçeler arası şiir yarışmasında üçüncü oldu. Daha sonra ortaokul yıllarında okulun düzenlediği bir çok sosyal ve kültürel faaliyetlerde görev aldı. Ortaokulda üç, lisede iki sene tiyatro oynadı. Yine okulun düzenlemiş olduğu ses yarışmasında birinci oldu. O dönemler müziğe daha fazla merak sarmaya başlamıştı. Enstrüman çalmayı çok istiyordu. Okulun açmış olduğu bağlama kursuna ablası ve ağabeği yazıldığı için kendisi yazılamadı. Ama o kadar hevesliydi ki ağabeyi ve ablası evde çalışırken onları seyreder, daha sonra bağlamayı gizlice alıp kendi kendine çalışırdı. Bir süre sonra kendide bağlama çalmaya başladı. Derken babası emekli oldu ve ağabeğiyle ablasının, daha önce gittiği İstanbul”a yerleşmek zorunda kaldı.
İstanbul”da Avcılar”a yerleşti. Avcılar Süleyman Nazif Lisesi”nde eğitimine Lise üçüncü sınıftan devam etti. Bir senelik okul yaşantısı içerisinde yine okulun düzenlediği konser ve faaliyetlerde yer aldı. Üniversite sınavını kazanamadı ve iş hayatına atıldı. Babasının açmış olduğu tekstil firmasında kardeşleriyle birlikte çalışmaya başladı. Burada işin bütün safhalarında çalıştı. Ortacı, makineci ve pastalcı olarak çalıştı. İki senesini burada geçirdikten sonra firmalarının yakınındaki bağlama kursuna yazıldı. Orada çok iyi bağlama çalan birine rastladı. Bir gece onunla birlikte Avcılar sahilde bir bara gidip eğlenmeye karar verdiler. O barda ses düzeni henüz yeni kurulduğu için herkes kendi masasında çalıp söylüyordu. Kendi kendilerine mırıldanırken barın sahibi rica etti ve ses düzeniyle okumasını istedi. Orada bir iki türkü okuyunca çok beğenildi ve geceleri sahneye çıkması istendi.

Bu yazı toplam 34 kere okunmuştur.

Müzik »

[29 Haz 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Doğum Yeri : İstanbul
Doğum Tarihi : 1971

Kişisel Bilgiler : İlkokulu Erenköy İlkokulu´nda bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı´na girdi. Konservatuarda aynı zamanda viyolonsel eğitimi aldı. Yine de, viyolonselden önce, üfleyerek çaldığı şişe ile konuşuldu.

Kariyeri : Onno Tunç orkestrasında hafif müzikle tanıştı. 1986´da Eurovision Türkiye elemelerinde Harun Kolçak´la birlikte seslendirdiği Haydi Söyle isimli şarkı ile profesyonelliğe ilk adımı attı. Bunu 1987 yılında Kuşadası Altın Güvercin Yarışmasında Yeniden isimli parçayla aldığı birincilik takip etti. 1988´de Antalya Altın Portakal Müzik Yarışması´nda Portakal Çiçeği isimli şarkı ona yeni bir birincilik getirdi. 1989´da da Uluslararası Çeşme Festivalinde Artık Hiç Ağlama ile Türkiye´ye şampiyonluk kazandırdı. 1990 yılında Sevgiliye adlı ilk kasetini yaptı. 1991 yılında Hesap Ver adlı kasetini piyasaya çıkarttı, ikinci kasetinin satışları ise rekor düzeye ulaştı.Daha sonrasında yaptığı albümler de başarılı oldu.

Bu yazı toplam 34 kere okunmuştur.

Müzik »

[29 Haz 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Türk ve Avrupa kültürü ile yoğrulan kimliği ve yeteneğiyle Atiye Deniz dünya medeniyetlerinin buluştuğu ülke olan Türkiye topraklarına ayakbastı. Çok kısa bir zamanda çalışmalarıyla sesini tüm dünyaya duyurdu. Bu iki kültürün birleşimi, üstün yeteneği ve Türk kalbinin duygusal güzelliğiyle, Türk Orient müziğinin notalarını yeni bir tarz olarak Rnb ve Soul müziğinin notalarına birleştirerek farklı bir müziği ortaya çıkardı. Böylece olağanüstü farklı bir kolaj müziğe imza attı. Henüz 18 yaşında olmasına rağmen gösterdiği bu performansın nedeni bebekliğinden itibaren yaşadığı müzik dolu dünyasıdır. Annesi Hollandalı, babası Türk olan Atiye Deniz 22 Kasım 1988 yılında Almanya?nın Bremen şehrinde doğdu. İlkokul öğreniminin ilk yarısını Bremen?de ikinci yarısını İzmir?de okudu. Daha sonra birer yıl A.B.D ve Hollanda?da okuyan Atiye Deniz Fransa?da da kısa bir süre eğitim aldıktan sonra Bremen?de liseyi tamamladı. Aileden gelen müzik kültürü ve babasının çaldığı darbuka tınıları, sahip olduğu muhteşem müzik ritminin yakalanmasını sağlamıştır. 6 yaşında piyano derslerine başlayan Atiye Deniz, on yaşında ünlü Bulgar piyanisti ile müzik çalışmalarınısürdürmüştür. Aldığı müzik dersleri ile kendi müziğini, bestesini ve sözlerinin çoğu kısmını tek başına yazan Atiye Deniz ??Don?t Think?? adlı parçası ile kısa bir süre içinde Youtube sitesinde 2 milyonu aşkın kişi tarafından izlenmesine ve tüm dünyada tanınmasına yol açmıştır

Bu yazı toplam 37 kere okunmuştur.

Müzik »

[29 Haz 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

1945 yılında Erzurumun Aşkale ilçesi Dallı köyünde dünyaya gelen Arif Sağ, henüz 3 yaşında iken babasının değirmeninde tanışır müzikle. Değirmen taşı ve su sesinin uyumu Arif Sağın dinlediği ilk orkestradır. 5 yaşında kavalla, 6 yaşında ise gramafon ve taşplaklarla tanışır. Plaklarda duyduğu o ilk ses kendi müzik yaşamının belirleyicisi olur. Yaşamını bu denli değiştirecek olan O ses Davut Sulariye aittir. Arif Sağ Bağlama ile 7 yaşında iken Erzincanda Kumaş Dedenin dükkanında tanışır. Burası öyle bir dükkandır ki bağrında Davut Sulari, Aşık Daimi, Ali Ekber Çiçek, Aşık Beyhani, Kemter Yusuf gibi birçok ozanın yetiştirildiği bir dükkan. Sanatçı Anadolu Aleviliğinin aşık-ozan geleneği bünyesinde 14 yaşına kadar aşıklık geleneğini öğrenerek deyişler söylemeye başlar. Daha sonra istanbula gelir ve Aksaray Musiki Cemiyetinde “eti senin kemiği benim” denilerek “ustam” dediği Nida tüfekçiye teslim edilir. 1963 yılında Gafil Gezme şaşkın adlı ilk plağı yayımlandığında henüz 17 yaşındadır fakat; müzikal altyapısını kısa zamanda oluşturmayı başarır. 1960 ve 70li yıllar Arif Sağ için müzikte arayış yıllarıdır. (Bu arayış günümüzde halen devam etmektedir.) Arif Sağın , bu dönemin toplumsal hareketlerinin müzikle bağdaşan yanlarından çok, piyasadaki ve resmi kurumlardaki müzik uygulamalarına ağırlık verdiği söylenebilir. 60lı yılların sonunda TRT Kurumuna (istanbul Radyosu) bağlama sanatçısı olarak başladığı yıllarda Sağın piyasadaki faaliyetleri de devam etmektedir. 45lik plak dönemi olarak adlandırılan ve yaklaşık 20 yıl devam eden bu sürecin en parlak simalarındandır Arif Sağ… Çeşitli sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmesinin yanında, – yine bu dönemde- bestelerini de pek çok sanatçıya okutur. Bununla birlikte kendi çalıp okuduğu yaklaşık elli adet 45lik plak ve 200ün üzerinde beste yapar. 1975 yılında kurulan “istanbul devlet türk müziği konservatuarı”na “öğretim üyesi” olarak giren sanatçı halk müziği ve bağlama ile ilgili akademik çalışmalarını bu dönemde başlatır. 1982 yılında kendi adını verdiği “Arif Sağ Müzik Evi”ni kuran sanatçı Yavuz Top, Musa Eroğlu ve Muhlis Akarsu ile Muhabbet adını verdikleri 4 albümden oluşan seriyi tamamlar. Bir çok ünlü sanatçıya kaset çalışmalarında yardımcı olur. Arif Sağ 1982 yılında istanbul şan tiyatrosunda bağlama resitali veren ilk sanatçıdır. Avrupanın birçok ülkesi ile uzakdoğu ülkelerinde halk müziğimizi ve halk çalgılarımızı tanıtmak amacıyla bir dizi konserlere katılan Sağ 1987/1991 yılları arasında parlamentoda “Milletvekili ” olarak bulunan ilk sanatçıdır.

Bu yazı toplam 39 kere okunmuştur.

Müzik »

[29 Haz 2010 | Yorum Yok | Yazar: admin]

Bingöllü bir ailenin çocuğu olarak 19 Haziran 1976da İstanbul Kasımpaşada dünyaya geldi. Müzik piyasasına atılana kadar adı Serkandı. Müzik yeteneği, küçük yaşlarda ailesi tarafından anlaşıldı. Henüz iki yaşındayken, İbrahim Tatlısesin “Sabuha”, İzzet Altınmeşenin “Maden Dağı” adlı türkülerini ezbere okurdu. Okul yıllarında öğretmenleri ders arasında Serkana türkü söyletirlerdi. Bu, liseyi bitirene dek sürdü. Serkanın en büyük amacı pilot olmaktı ancak ÖSSden yeterli puanı kazanamayınca bu hayali suya düştü. Lise 1. sınıftayken, babasının maddi desteğiyle ilk kasetini yaptı. Ancak bunu, gerçek bir kaset çalışması olarak kabul etmiyor. Dedesi ve dayısının yakın dostu olan, Prestij Müzikin ortağı Hilmi Topaloğlu tarafından keşfedilen Serkan, daha sonra firmanın diğer ortakları Mahsun Kırmızıgül ve Burhan Aydemir in de desteğiyle ilk albümü “Sana Birşey Olmasın” ı 1997de piyasaya çıkardı. Albümün çıkış parçası “Kralı Gelse” adlı parçayla müzik dünyasında büyük yankı uyandırdı, şarkısı dilden dile dolaştı. Alişanın müzikteki hedefi, her genç yenetek gibi, en iyilere imzasını atıp kalıcı olabilmek.

Bu yazı toplam 29 kere okunmuştur.