10 Temmuz 2010 Tarihindeki Yazılar
Dizi »
Yapım Şirketi: Tıms Production
Yapımcı: Timur Savcı
Yönetmen: M.Çağatay Tosun
Senaryo:Nükhet & Aylin
Müzik:Umut Kaya
Genel Koordinatör:Başak Abacıgil
Görüntü Yönetmeni:Hakan Okumuş
Yapım Koordinatörü: Engin Acuner
İdari Koordinatör: Mücahit Murat
Yardımcı Yön.:Burcu Ay
Sanat Yönetmeni: Aysun Özdemir
Oyuncular
Sevil-Türkü Turan
Ayçin-Melike Emiroğlu
Ekrem-Ümit İbrahim Kantarcılar
Cenker-Özgün Karaman
Cihan-Kaan Yılmaz
Hüsna- Ayşe Nil Şamlıoğlu
Neşet-Hakan Gerçek
Nisanur-Eylem Yıldız
Süleyman-Yılmaz Gruda
Nergis- Asuman Dabak
Semra-Ayşe Tunaboylu
Hüseyin-Bülent Bilgiç
Melih- Serhat Özcan
Muzaffer-Hakan Bilgin
Naile-Nazlı Tosunoğlu
Doğan-Çağrı Şensoy
Sınavda Kaybeden Hayatta Kazananların Hikayesi
Onlar çakıl taşları gibi. Değersiz görünüyorlar ama birini cebinize koyarsanız çok şey hatırlatır ve anlatır.
İstanbul’un farklı orta sınıf semtlerinde, farklı hayatlar ve benzer dertler yaşayan beş genç.
Tam da herşeyin bittiğini düşündükleri anda karşılarına muhteşem bir fırsat çıkar. Özel bir üniversiteyi burslu olarak kazandıklarını öğrenirler.
Böylece yolları kesişir, bu yeni bir başlangıçtır.
Bu yazı toplam 315 kere okunmuştur.
Dizi »
Dizi güldürmeyi garantileyerek geliyor ekranlara. Azeri bir kızın komik öyküsünü anlatacak olan dizi Gani Müjde imzası taşıyor.
Azeri bir kızın hikayesini anlatan Yahşi Cazibe dizisi 16 Temmuz 2010 Cuma’dan itibare ATV’de yayınlanacak.
Peker Açıkalın, Hakan Yılmaz gibi ünlü isimlerin yer aldığı dizi büyük ilgi göreceğe benziyor..
Bilgiler zamanla eklenecek..
Bu yazı toplam 42 kere okunmuştur.
Sağlık »
Sağlığınızı korumak için şimdiye kadar harcadığınız bütün çabalara rağmen kilo probleminiz, kronik baş ağrınız ve kronik yorgunluğunuz, miğde ve barsak problemleriniz mi var ?
Uyguladığınız diyetlerle, çeşitli yöntemlerle istediğiniz kiloya inemediniz mi?
Kimi zaman diyare kimi zamanda barsak rahatsızlıkları mı yaşıyorsunuz?
Uzun süredir nedeni belirlenemeyen kas ve eklem ağrılarınız mı var?
Kendinizi sürekli yorgun, uykulu, mutsuz mu hissediyorsunuz?
Piskolojiniz bozuk ve kendinizi sürekli depresyonda mı hissediyorsunuz?
Belki de farkında olmadan tüm bu sorunları kendinize siz yaratıyorsunuzdur!
Sağlıklı beslenme belki de sizin sağlığınızı bozuyordur.
Herkes için tavsiye edilen sağlık reçeteleri sizin için uygun olmayabilir. Sağlık kaynağı olarak bilinen brokoli, duyarlı olan bazı insanlarda yıllarca süren kilo sorunlarının sebebi olabilir. Gene aynı şekilde ödem sökmeye yaradığı bilinen maydanoz bazı insanlarda tam tersine ödem yapabilir.
Gıda tolerans testi olarak bilinen ImuPro 300 testi 271 farklı besin maddesine karşı vücudunuzun cevabını ölçüyor. Vereceğiniz 5 cc kan örneği ile vücudunuzun hangi besine ne derece tepki verdiğini öğrenebilir, uzun süre devam eden ve gerek fizyolojik gerekse psikolojik sağlığınızı bozan gıdaları hayatınızdan çıkarabilirsiniz.
Bu yazı toplam 43 kere okunmuştur.
Sağlık »

Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Prevantif Onkoloji (Kanserden Korunma Bilimi) Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, mangalın kanser açısından, “Türkiye için önemli bir sorun haline gelebileceğini” ifade ederek, “Mangalda, et yiyorsunuz hem de yağlı. Et de yağ da kanserojen… Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen moleküller tekrar ete yapışıyor” dedi.
Çelik, TBMM Kanser Araştırması Komisyonunda yaptığı sunumda, kansere ilişkin medyada bilgi kirliliği yaşandığını söyledi.
İsmail Çelik, gazetelerde yer alan, “parmak arası terlik kanser yapıyor”, “sokak lambaları kanser riskini artırıyor”, “kanserin yeni umudu köpekbalığı kanı” şeklindeki haberleri anımsatarak, “Yok böyle bir şey… Bunu önleyemeyiz ama etkinlenmemiz de gerekiyor” dedi.
İnsanların, doğrudan etkilendiği çevrede kanserojen maddeler bulunduğunu düşündüğünü anlatan Çelik, “Yanlışlıkla bir maddeyi gece-gündüz yanımızda bulundurarak kanser olmuyoruz. Onun kullanımında ısrarcı olmamız gerekiyor. Sigara gibi…” diye konuştu.
Son yıllarda, “kansere yatkınlık genleri” konusunda tartışmalar yürütüldüğünü anımsatan Çelik, genetik geçiş gösteren kanserlerin tüm kanserlerin binde birinden daha az olduğunu vurguladı. Çelik, kanserin sebeplerinin çoğunlukla çevresel ve yaşam tarzı kökenli olduğunu ifade etti.
Kansere neden olan faktörlerin başında tütün geldiğini dile getiren Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Beslenme alışkanlıkları, alkol, enfeksiyon, şişmanlık da diğer faktörler arasında bulunuyor. Tütün dumanına maruziyet de çok önemli. Her yıl dünyada 5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Yani her 6 saniyede 1 kişi ölüyor. Türkiye’de 70 milyonun 20 milyonu sigara kullanıyor. Her yıl 120 bin insan sigaraya bağlı nedenlerden ölüyor. Günde 300 kişi ölüyor. Yani her gün bir uçak düşüyor. Her 30 saniyede bir yeni akciğer kanseri teşhisi konuluyor.”
Çelik, kırmızı et, işlenmiş et ve tuzlanmış balık tüketiminin sürekli olmasının kanser tüketimini net olarak artırdığını belirterek, yağ, şeker ve tuz kullanımına da dikkat edilmesini istedi.
Tuzun, mide kanserinin bir numaralı nedeni olduğuna dikkati çeken Çelik, Türk insanının sebze ve meyve tüketmesinin avantaj olarak algılanabileceğini söyledi.
“MANGALDA KIRMIZI ET”
“Mangalın, kanser noktasında Türkiye için önemli sorun haline gelebileceğini” ifade eden Çelik, “Mangalda, et yiyorsunuz, hem de yağlı… Et de yağ da kanserojen… Yağı direkt ateşe tuttuğunuzda çıkan kanserojen moleküller tekrar ete yapışıyor. Ayrıca, mangaldaki kömür ve kömür tozları, pişirilen besinler üzerine sinerek karsinojen etkiyi artırıyor” diye konuştu.
Çelik, kanserden korunmak için günde en az 5 porsiyon meyve ve sebze içeren, yağ oranı az ve lifçe yüksek beslenme tarzının benimsenmesi gerektiğini belirterek, kırmızı etin haftada birden fazla tüketilmemesi önerisinde bulundu.
Bu yazı toplam 40 kere okunmuştur.
Sağlık »
Son derece sinsi ilerleyen, zayıflatan ya da kilo aldıran tiroit, insanı delirtiyor. Prof. Ahmet Sadi Gündoğdu, herhangi bir şikayeti olan herkesin tiroidine baktırması gerektiğini söylüyor
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Sadi Gündoğdu, tiroitle ilgili soruları yanıtladı:
* Tiroit deyince akla `guatr` geliyor. İkisi aynı şey mi?
Bütün tiroit hastalıkları, halk arasında genel olarak `guatr` olarak biliniyor. Ama tiroit hastalıkları guatrdan ibaret değildir. Nodüllü guatr, zehirli guatr, zehirsiz guatr gibi farklı nedenleri ve farklı tedavileri olan tiroit hastalıkları var. Guatr, bir iç salgı bezi olan tiroit bezinin büyümesine verilen addır. Tiroit bezinin büyümesinin ve fonksiyonlarının bozulmasının pek çok nedeni var. Ülkemiz açısından en temel neden ise iyot eksikliği! Türkiye tam bir tiroit ülkesi. Avrupa`nın pek çok ülkesinde ve Afrika`da da iyot eksikliği var. İyot, tiroit hormonu sentezinde kullanılıyor.
BELİRTİLERİ AKIL KARIŞTIRIR
* İyot nereden alınır?
İnsanlar iyodu deniz ürünlerinden, sebzelerden, farklı besinlerden ve sudan alıyor. Tiroit hormonlarının yapımının normal düzeyde olması için günlük iyot ihtiyacı kabaca 150 mikrogramdır ki; bunun günlük tüketilen besinlerle zaten alınması gerekir. Normalde İstanbul`da, hatta Türkiye`de iyot eksikliği yüzünden tiroit hastalıklarının bu boyutta olması inanılmaz. Özellikle Karadeniz Bölgesi`nde, bazı sarp dağlık bölgelerde sıkça görülebiliyor. İyot gıdalara ve suya karışmadan gidiyor. Bir de çok tüketilen karalahana, şalgam gibi besinlerin guatr yapıcı etkisi var. Psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar, bazı kimyasal maddeler, bazı mikroplar da tiroit işlevlerini bozabiliyor.
TEŞHİSİ KOLAY!
* Tiroit başka hastalıklarla karıştırılıyor mu peki?
Belirtilerin ve komplikasyonlarının zenginliği; maalesef hastaların yanlış yönlenmesine neden olabiliyor. Adet düzensizliği varsa ve kısırlık sorunu yaşıyorsa hasta mutlaka endokrinoloğa da yönlendirilmelidir. Örneğin hasta; saçı dökülüyor cildiyeye gidiyor, terliyor botoks yaptırıyor, o yönde ilaçlar kullanıyor. Osteoporoz oluyor, nedeni araştırılmadan yanlış tedavi uygulanıyor. Bu tür şikayetler tiroit hastalığı belirtisi de olabileceğinden tiroit fonksiyonları da değerlendirilmelidir.
* Guatr riski taşıyıp taşımadığımızı nasıl anlayabiliriz?
Ailede guatr varsa, Türkiye`de guatr çok olan bölgeden geliyorsanız ve belirtiler varsa; bir endokrinoloğa mutlaka başvurmanız gerekir. Teşhisi de kolaydır; muayene ediyor, laboratuvar testleri yapıyor, tiroit hormonlarına bakıyor ve ulturasonografi çekiyoruz. İhmal edilmezse mutlaka yakalanır ve tedavi edilir.
Bu yazı toplam 43 kere okunmuştur.
